Tarih Ders Anlatımları

Cumhuriyet’in İlk Yıllarında Batılı Devletlerle İlişkiler

Cumhuriyet’in İlk Yıllarında Batılı Devletlerle İlişkiler

ABD ile Olan İlişkiler

I. Dünya Savaşı’na ABD Osmanlı Devleti’nin karşısında girmişti. ABD Başkanı W. Wilson, yayımladığı ilkeleriyle “Anadolu’da Türk halkının çoğunlukta olduğu yerlerde bağımsız Türk devleti kurulacağını” belirtmiş bu durum Osmanlı devlet adamlarının ABD’ye olan güvenini artmıştır.

Ermeni çetelerinin katliamları artınca ABD’li General Harbourd başkanlığında bir heyet bölgede incelemeler yaparak Harbourd Raporu’nu yayımlamıştır. Raporda Ermeni propagandalarının haksız olduğu ve Ermenilerin bölgede devlet kuracak çoğunlukta olmadıkları belirtilmiştir. Rapordan sonra ABD, Ermeni­lere verdiği desteği çekmiştir. Bu durum Osmanlı halkı arasında ABD manda yönetimini kabul etmek isteyenlerin sayısını artırmıştır.

1920 yılından itibaren ABD’nin Avrupa ve Asya’daki politikalarında değişiklik olmuş, ABD’nin Monroe Doktri­ni’ne (yalnızlık politikası) dönmesiyle Lozan Antlaşması imzalanana kadar ABD ile siyasi ilişkiler azalmıştır.

Sovyet Rusya ile Olan İlişkiler

Rusya’da Çarlık rejimini yıkarak yönetimi ele geçiren Bolşevikler, 1918’de Brest Litowsk Antlaşması‘nı im­zalayarak savaştan çekilmiştir. Yeni yönetim 1878 Berlin Antlaşması‘nda alınan Kars, Ardahan ve Batum’un Türklere bırakılmasını kabul etmiştir.

Rusya’da kurulan yeni rejim itilaf Devletleri tarafından tanınmamış, bu nedenle Bolşevik yönetimi itilaf Devletleri’nden gelebilecek saldırılara karşı Kafkas sınırla­rını güvence altına almaya çalışmıştır.

I. İnönü Savaşı’nın kazanılması ve TBMM’nin Londra Konferansı’na çağrılması, Sovyet Rusya ile görüşmeleri hızlandırmıştır. Bu gelişmeler üzerine TBMM ile Bolşevik Rusya arasında 16 Mart 1921 ‘de Moskova Antlaşması imzalanarak Kurtuluş Savaşı’nda Rusya’dan silah ve maddi destek sağlanmıştır.

Sovyet Rusya’nın, Gürcistan, Ermenistan ve Azerbay­can’ı işgal etmesi Türk sınırının yeniden düzenlenmesini gerekli hale getirmiştir. Sakarya Savaşı’nın kazanılmasından sonra TBMM ve Sovyet Rusya’ya bağlı bu cumhuriyetler arasında 13 Ekim 1921’de Kars Antlaşması imzalanmıştır. Böylece Türkiye’nin doğu sınırı kesinleşmiştir.

İngiltere ile Olan İlişkiler

I. Dünya Savaşı sonunda İngiltere jeopolitik konumu ve petrol yatakları nedeniyle Osmanlı topraklarında çıkar sahibi olmak istemiştir. Savaşın bir an önce bit­mesini isteyen İngiliz halkı Lloyd George (Loyd Core) hükümetine baskısını artırmıştır. Bu nedenle İngiliz Hükümeti Anadolu’da silahlı çatışmadan kaçınmış ve Yunan ordusunu desteklemiştir.

Anadolu’daki Yunan işgalleri son bulunca Türk ordusu Doğu Trakya’yı kurtarmak için Boğazlara yönelmiş ve İngilizler ile Kurtuluş Savaşı’nda silahlı çatışma ihtimali doğmuştur. Fakat Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalanarak bu sorun çözülmüştür. Lozan Barış Konferansı’nda en hararetli tartışmalar İngiltere ile TBMM heyeti arasında yaşanmıştır.

Fransa ile Olan İlişkiler

Fransızlar, Anadolu’da Adana, Urfa, Antep ve Maraş bölgesini işgal etmişler, bölgedeki Ermenileri kışkırtarak işgali genişletmeye çalışmışlardır. Fakat Kuva-yı Milliye birlikleri Fransızları bölgeden çekilmeye zorlamıştır. Fransızlar, Sakarya Savaşı sonrası TBMM ile 1921’de Ankara Antlaşması’nı imzalamışlardır. Mu­danya Ateşkes Antlaşması’nın imzalanmasında Fransızların arabuluculuğu etkili olmuştur.

İtalya ile Olan İlişkiler

Dünya Savaşı’nda itilaf Devletleri yanında savaşan İtalya, gizli antlaşmalarla Anadolu ve Doğu Akde­niz’de çıkarlar elde etmiştir. Fakat Paris Barış Konfe­ransı’nda İzmir ve çevresinin Yunanistan’a verilmesi İtalya ile itilaf devletlerinin arasını açmıştır. Bunun da etkisiyle İtalyan işgaline karşı büyük çapta silahlı ça­tışma yaşanmamıştır.

Not: İtalya’daki iç karışıklıklar ve Kurtuluş Savaş’nın TBMM tarafından kazanılmasıyla İtalyan birlikleri bir antlaşma yapmadan ve herhangi bir istekte bulun­madan işgal ettikleri yerlerden çekilmişlerdir.

Yunanistan ile Olan İlişkiler

Yunanistan’ın Anadolu’daki işgallere katılmasına Pa­ris Barış Konferansı’nda (1919) karar verilmiş, bu du­rum İtalya’nın itilaf devletleriyle arasının açılmasına neden olmuştur.

Yunanistan, İngiltere’den aldığı destekle Batı Anado­lu ve Doğu Trakya’yı kendi topraklarına katmaya çalışmıştır. Bu nedenle halk Yunan işgaline büyük tepki vermiş ilk Kuvay-ı Milliye birlikleri Yunan ordusuna karşı kurulmuştur.

Yunan işgalinin haksızlığını ve yapılan katliamları du­yuran ilk uluslararası belge Amiral Bristol Raporu‘dur. Bu rapor Milli Mücadele’nin haklılığını belirten ilk belgedir. Yunan ordusunun Anadolu’dan atılması, Milli Mücadele’nin başarıyla sonuçlanmasını sağlamıştır.

Yorum Alanı