Tarih Ders Anlatımları

I. İnönü Savaşı Nedenleri ve Sonuçları

I. İnönü Savaşı Nedenleri ve Sonuçları

Yunanlar, Demirci Mehmet Efe ve Çerkez Ethem ayak­lanmalarının ulusal kuvvetleri sarstığı dönemde ulusal kuvvetlerin, hareket yollarını kesmek için Afyon-Eskişehir üzerine harekete geçtiler.

Albay İsmet; İnönü mevkilerinde önce Çerkez Ethem’in kuvvetlerini etkisiz hale getirerek Yunan ilerleyişini durdur­du. Çerkez Ethem’in birlikleri ile mücadele Güney Batı Cephesi Komutanlığı’na bırakılmıştı. Çerkez Ethem kuvvetleri etkisiz bırakıldı. (13 Ocak 1921). Çerkez Ethem, Yunan işgal bölgesine geçti.

I. İnönü Zaferi, düzenli orduların kazandığı ilk zaferdir ve TBMM’nin gücünü ve otoritesini artırmıştır.

I. İnönü Savaşı’nın İç Sonuçları

Teşkilatı Esasiye’nin Kabul Edilmesi (20 Ocak 1921 Anayasası)

Teşkilatı Esasiye’nin Bazı Önemli Maddeleri

  • Egemenlik kayıtsız şartsız ulusundur. Hükümet, ulusun kaderini doğrudan kendisinin belirlemesi esasına dayanır.
  • Yürütme gücü ve yasama yetkisi ulusun tek ve gerçek temsilcisi Büyük Millet Meclisi’nde belirir ve toplanır.
  • Güçler Birliği anlayışının kabul edildiğinin göstergesi­dir.
  • Türkiye Devleti, TBMM tarafından idare olunur ve hü­kümeti TBMM Hükümeti unvanını taşır.
  • Meclis hükümeti siteminin göstergesidir.
  • Şeriat hükümlerini yerine getirmek  TBMM’nin görevidir.
  • 1921 Anayasası’nın ve TBMM’nin laiklik esasına da­yanmadığının  göstergesidir.

İstiklal Marşı’nın Kabulü

Mehmet Akif Ersoy’un yazdığı marş 12 Mart 1921’de “Ulusal Marş” olarak kabul edildi. Bağımsızlık bilincinin göstergesi olduğu için önemli bir karardır.

I. İnönü Savaşı’nın Dış  Sonuçları

Londra Konferansı (23 Şubat-12 Mart 1921)

Fransa ve İtalya, Yunanistan’ın başarısız olması üzerine İngiltere’ye bu politikasını gözden geçirmesi gerekliliğini bildirmişlerdi.

Konferansa İngiltere,  Fransa, İtalya Osmanlı Devleti ve Yunanistan çağrılmıştı.

İngiltere, İstanbul Hükümeti’ne konferansa gelirken beraberlerinde Mustafa Kemal’in ya da yetki verdiği bir temsilcisinin de delegasyonda yer almasını istemiştir.(TBMM’nin varlığının hukuken tanımamak içindir.)

Osmanlı Devleti’nin Başbakanı Tevfik Paşa durumu Mustafa Kemal’e bildirmiştir. Mustafa Kemal 1921 Anayasası’nın maddelerini öne sürerek bu şekilde yapılacak bir çağrıyı reddedeceklerini bildirmiştir. Bu gelişmeler sırasında İtalya, TBMM’nin de ayrı bir hükümet olarak çağrılmasını istemiştir. O sırada, bir TBMM heyeti Moskova’da Sovyet Rusya ile temas halindeydi. İngiltere, hem TBMM’nin Sovyet Rusya ile yakınlaşmasını önlemek hem de İstanbul Hükümeti ile anlaşmazlıklarından yararlanmak için TBMM’yi konferansa resmen çağırmıştır.

Mustafa  Kemal önemli bir sonuç çıkmayacağını dü­şünmesine rağmen, konferansa Dışişleri Bakanı Bekir Sami Bey başkanlığında bir heyetin karar verdi.

Bu kararın nedenleri:

  • TBMM’nin hukuki varlığını İtilaf Devletlerine tanıtmak,
  • İngiltere’nin TBMM’nin barışa karşı olduğu  konusunda yaptığı propagandaları etkisizleştirmek,
  • Misak-ı Milli’yi dünya kamuoyuna duyurmak,
  • İstanbul Hükümeti’nin çalışmalarını engellemektir.

Konferans başladığında, Türkler adına ilk söz İstanbul Hükümeti temsilcisi Tevfik  Paşa’ya verilmiştir. Tevfik Paşa da “Söz milletin temsilcisi olan TBMM Hükümeti’nin delegelerine aittir.” demiştir. Bu tavır İstanbul Hükümeti’nin, Anadolu’nun otoritesini ve üstünlüğünü tanıdığının göstergesidir.

Konferans sırasında İtilaf Devletleri ile ayrı  ayrı ikili an­laşmalar da yapılmıştır. Ancak Mustafa Kemal ve TBMM bu anlaşmaları eşitlik ilkesine ve Misakı Milli’ye aykırı bularak reddetmiştir.

Moskova Antlaşması (16 Mart 1921)

Sovyet Rusya ile TBMM’yi yakınlaştıran etkenler:

  • İtilaf Devletleri’nin iki yönetimi de tanımaması,
  • Tarafların rejimlerini ve sınırlarını karşılıklı olarak güven­ce altına almak istemesi,
  • Sovyet Rusya’nın, TBMM’den beklentisi Boğazların ve kendi güney sınırının güvenliğini sağlamasıdır.
  • TBMM’nin, Sovyet Rusya’dan beklentisi ise askeri ve ekonomik yardımdır.

Antlaşmanın Önemli Maddeleri

Taraflar, birine zorla kabul ettirilmek istenilen barış ant­laşması ya da diğer uluslararası antlaşmaları tanımamayı kabul eder. (Dış politikada diplomasi alanında birlikte hareket edile­ceğinin göstergesidir.)

Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti, TBMM tarafından tanınma­yan ve Türkiye’yle  ilgili olan hiçbir uluslararası antlaşmayı tanımamayı kabul eder.

Sovyet Rusya, Sevr’i kabul etmediğini ve Misakı Milli sınırlarını tanıdığını ilan etmiştir.

Sovyet Rusya, daha önce Ermenistan’ la yapılan Gümrü, Gürcülerle yapılan Gürcü Antlaşmaları ile çizilen sınırı kabul eder. Batum, Gürcistan’a bırakılmıştır.

NOT: Batum’un Gürcistan’a bırakılması Misak-i Milli‘ye aykırı bir gelişmedir.

Sovyet Rusya, Düyunu Umumiye alacaklarından vaz­geçmiştir.

Sovyet Rusya Hükümeti, kapitülasyonların ulusal ba­ğımsızlığa aykırı bir yöntem olduğunu kabul ve bu konudaki her türlü hakkından vazgeçtiğini ilan eder.

Afganistan’la Dostluk ve işbirliği Antlaşması (1 Mart 1921)

Sınırı olmayan iki bağımsız devletin yaptığı kültürel içe­rikli dostluk antlaşmasıdır. Moskova’da imzalanmıştır.

Yorum Alanı