Tarih Ders Anlatımları

II. Meşrutiyet İlanı ve 31 Mart Olayı

II. Meşrutiyet

Meşrutiyet’in ilanı öncesindeki durum

II. Abdülhamit, 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşını bahane ederek, Kanun-i Esasi’nin kendisine verdiği yetki ile Meclisi feshetmiş ve otuz yıl sürecek olan istibdat (Baskı) dönemini başlatmıştır.

İstibdat dönemi uygulamaları

Meşrutiyet’in ilanında etkili olan Genç Osmanlılar tutuklanarak sürgüne gönderilmiş veya idam edilmişlerdir. Padişah, muhalefeti sindirmeye çalışmıştır.

Toplantı ve gösteriler yasaklanmış, basına sansür uygulanması getirilmiştir.

Tanzimat döneminde oluşan batı tipi sivil aydınlar ve bürokratlar devlet kademelerinden uzaklaştırılmış; yerlerine saltanata ve hilafete körü körüne bağlı kişiler getirilmişlerdir.

Ordunun en önemli bölümü Selanik’te konuşlandırılmış, donanma yenilenmeyerek Haliç’te tutulmuştur. (Olası bir is­yan hareketini etkisiz kılmak için).

II. Abdülhamit iç ve dış politikada kendi otoritesini arttır­mak için halifelik gücünü siyasal anlamda kullanmıştır. Dö­neminde izlenen politika Panislamizmdir.

ll. Abdülhamit, Meclis’i kapattıktan sonra Kanun-i Esasi’yi yürürlükten kaldırmamış, ancak uygulama­mıştır.

Osmanlı Devleti’nde yenilik ve demokrasi hareketle­rine halk öncülük etmemiş, bu hareketleri yöneticiler gerçekleştirmiştir.

Müslüman halk, doğu halklarının monarşiye bağlılığı anlayışından ve saltanatı kutsal saymasından dolayı demokratik taleplerde bulunmamıştır. Bu durumda Osmanlı’da bir burjuva sınıfının oluşamamasının da etkisi oldukça önemlidir. Gayrimüslim halklar ise ulusçuluk ·hareketlerinin etkisiyle bağımsızlıklarını sağlamak için istibdat döneminde de çalışmalarına devam etmişlerdir.

II. Meşrutiyet’in İlanı (24 Temmuz 1908)

İngiltere ve Rusya, Reval’de görüşerek Osmanlı Devleti’ne karşı ortak hareket kararı aldılar. İngiltere, Osmanlı’yı koruma politikasını tamamen terk ederek Rusya’yı Balkanlar’daki hareketlerinde serbest bırakmıştı. (Bunun nedeni Rusya’nın Hindistan ve Çin’e yönelik politikalarını engellemek ve Osmanlıya yaklaşarak Balkanlar ve Ortadoğu’ya egemen olmaya çalışan Almanya’yı etkisizleştirmekti.)

Bu gelişmeyi haber alan İttihat ve Terakki’ye mensup Kolağası Enver ve Resneli Niyazi Beyler, Makedonya’da birlikleri ile ayaklanmışlar ve padişahın Meşrutiyet’i ilan etmesini istemişlerdir. Ordunun tepkisinden  çekinen  II. Abdülhamit 24 Temmuz 1908 günü Meşrutiyet’i yeniden ilan et­miştir.

Bulgarlar 5 Ekim 1908’de Osmanlı Meclisi seçimleri­ne katılmayacaklarını ve Doğu Rumeli’yi kendilerine kalıp bağımsızlıklarını ilan ettiklerini belirtmişlerdir. Girit Özerk Prensliği’ni de Yunanistan aynı tarihte ilhak etmiş, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu da Bosna-Hersek’i ilhak ettiğini açıklamıştır. Bu olaylar Meşrutiyet’in ilanından Meclis’in açılışına kadar ge­çen süredeki siyasal boşluk yüzünden yaşanmış; Meşrutiyet aleyhtarları bu olayları malzeme olarak kullanmışlardır.

Türk siyasal tarihinin ilk partisi İttihat ve Terakki’dir.

Meşrutiyet’in ilanına kadar yasadışı olan cemiyet, Meşrutiyet’in ilanıyla yasal hale gelmiştir.

31 Mart Olayı (13 Nisan 1909)

Meşrutiyet’in getirdiği özgürlükçü ortama, batılılaşma hareketlerine ve rejime karşı olan gericilerin çıkardığı bir ayaklanmadır.

İsyanda rolü olanlar

II. Abdülhamit ve taraftarları: ittihatçılara karşı olan bu grubun içinde istibdat döneminin gerici kadroları bulunmak­taydı. Bunlar Meşrutiyet’in getirdiği özgürlüklerden faydalanarak, İttihad-ı Muhammediye Cemiyeti adı altında örgüt­lenmişlerdir.

Yabancılar: Özellikle İngiltere, İttihat ve  Terakkicilerin milli politikalar izlenmesinden (ekonomi-eğitim vb.) rahatsızlık duymuş ve gerici hareketlere destek vermiştir. Özgür ve kendi kendisini yönetebilen bir Osmanlı halkının yerine, mutlak egemen bir padişah yönetimi İngiliz politikaları için daha kolay başarı getirir düşüncesiyle hareket etmişlerdir.

İttihat ve Terakki başlangıçta İngiltere ve Fransa’dan destek almıştır. Almanların desteklediği II. Abdülha­mit’e karşı buldukları bu destek, sonraları Cemiyet’in milli politikalar izlenmesi üzerine kesilecek, Cemiyet özellikle Balkan Savaşları sonrası Almanya yanlısı politikalar izleyecektir.

Hareket Ordusu: İstanbul’daki durum belirsizken aralarında Mustafa Kemal’in de bulunduğu İttihatçılar, Selanik’te­ ki Ordu Komutanı Mahmut Şevket Paşa’yı ikna ederek Meş­rutiyet’i korumak ve düzeni sağlamak üzere bir askeri birlik gönderilmesini sağladılar. Mustafa Kemal’in de kurmay başkanlarından birisi olduğu ordu (Hareket Ordusu) 24 Nisan 1909’da geldi. Üç günlük şiddetli sokak çatışmaları sonrası isyan bastırıldı. Mustafa Kemal’in adı siyasal olarak ilk kez burada net bir şekilde ortaya çıkmıştır.

Osmanlı ordusunun ayaklanmayı bastırması, ordunun yenilikleri koruduğunun göstergesi olmuştur.

31 Mart Ayaklanması, Osmanlı Devleti’nde rejime karşı tek ayaklanmadır.

II. Abdülhamit ayaklanmada rolü olduğu gerekçesiyle tahttan indirilerek yerini V. Mehmet Reşat geçirilmiştir. Osmanlı Devleti’nde ilk kez bir padişah, meclis kararıyla tahttan indirilmiştir.

Osmanlı Devleti’nde yenilik karşıtı olduğu için tahttan indirilen padişahlar Abdülaziz ve II. Abdülhamit’tir.

Ordudaki alaylı subaylar tasfiye edilmiştir.

Yorum Alanı