Tarih Ders Anlatımları

Osmanlı Kültür ve Medeniyet Özet

Osmanlı Kültür ve Medeniyet Özet

Acemi Ocağı: Devşirmelerden seçilen Yeniçeri Ocağı’na alınacak çocukların ilk askeri eğitim aldıkları ocaktır.
Adem-i Merkeziyetçilik: XX. yüzyıl başlarında Prens Sabahattin ortaya attığı fikirdir. Azınlıklara özerklik verilmesi ve ekonomide liberalizm fikirlerini savunmuşlardır. Siyasi oluşumları Ahrar Fırkası’dır.
Akçe: Gümüş paralara verilen addır. İlk gümüş para, Orhan Bey zamanında basılmıştır.
Akıncılar: Gönüllü birliklerden olup sınır boylarında istihbarat ve bilgi toplamakla görevlidirler.
Alemdar: Bayrak taşıyan, bayraktardır.
Asakiri Mansure-i Muhammediye: II. Mahmut’un Yeniçeri ocağı’nı kaldırmasından sonra kurduğu Avrupa tarzı ordudur.
Asesbaşı: Şehirlerde gece güvenliği sağlamak için görevli bekçilerin başıdır.
Askeri Baytar Okulu: II. Mahmut zamanında veteriner yetiştirilmesi için açılmıştır.
Avarız: Savaş deprem sel afet gibi olağanüstü hallerde alınan vergidir. Duraklamadan itibaren avarız vergilerinin sıkça alınması olağanüstü hallerin arttığını göstermektedir.
Ayak Divanı: Olağanüstü hallerde ve isyanlarda toplanan divandır. Padişah haricinde herkes ayakta beklediği için bu isim verilmiştir.
Ayan: İltizam sistemi sonucunda güçlenen mültezimlere verilen addır. Yerel güç olan ayanlar merkezi otoriteyi sarsmışlar, II. Mahmut döneminde ayanlarla imzalanan Sened-i İttifak’la otorite altına alınmaya çalışılmışlardır.
Azaplar: Anadolu’da bekar Türk erkeklerinden seçilen savaşta Yeniçerilerin de önünde savaşan sınıftır.
Bab-ı A li: Büyük kapı anlamına gelmektedir. Osmanlılarda sadrazamlık (başbakanlık) binasına verilen addır.
Bac: Pazar esnafından alınan vergidir.
Balyemez: II. Bayezid ve Yavuz zamanında geliştirilen taşınabilir hafif toplardır.
Bank-ı Dersaadet: 1847’de Galata bankerlerinin kurduğu Osmanlıdaki ilk bankadır.
Bank-ı Osmani: 1856’da İngiliz sermayeli kurulmuş olup 1862’de Fransızlarda ortak olmuştur. Uzun dönem
Osmanlı merkez bankası görevini üstlenmiştir. T.C. Merkez Bankası’nın kurulmasıyla bu özelliği sona ermiştir.
2001’de Garanti Bankası’yla birleşmesiyle ticari hayatı sona ermiştir.
Barok- Rokoko: İlk kez Lale Devrinde Osmanlı mimarisine giren Avrupa mimari stilidir.
Bec: Osmanlıların Viyana’ya verdikleri ad.
Bedesten: Aynı işi yapan esnafın toplandığı ticaret merkezleridir.
Bennak: Evli bekar fark etmeksizin Müslüman çiftçilerden alınan vergidir.
Beylerbeyliği: Osmanlıda eyaletlere verilen ad olup en büyük yönetim birimidir. Yöneticisine beylerbeyi denmektedir.
Bengütaş: Dikilitaş edebiyatı.
Beşik Ulemalığı: Duraklama döneminde eğitimde ortaya çıkan “alimin oğlu alim doğar” anlayışıdır.
Eğitimde adam kayırma ve yozlaşmanın, ehliyet kişilerin göreve getirildiğinin göstergesidir.
Beytü’l Mal: İslam kültüründen gelen bir isimdir. Devlet hazinesi anlamına gelmektedir.
Beytü’l Mal Emini: Bir belde de kamu haklarını ve devlet çıkarlarını koruyan kişidir.
Başhaseki: Padişahın gözdelerinin en rütbelisine verilen ad.
Birun: Dış saray.
Bostancı Ocağı: İstanbul’da sarayın güvenliğinden sorumlu sınıftır.
Cebeci Ocağı: Kapıkulu piyadelerinden olup silah üreten ve tamiri yapan askeri sınıftır.
Cebelü: Tımarlı sipahinin yetiştirdiği atlı asker.
Celali: Anadolu’da çıkan isyanlara verilen addır. Yavuz döneminde Yozgat dolaylarında çıkan Bozoklu Celal İsyanı’ndan dolayı bu adla anılmışlardır.
Ceride-i Havadis: II. Mahmut zamanında kurulan ilk yarı özel gazetedir. İngiliz ortaklıdır.
Cizye: Gayrimüslimlerden askere gitmemeleri karşılığında alınan şer’i vergidir. Islahat Fermanı’yla kaldırılır.
Cülus ve cülus bahşişi: Cülus padişahların tahta çıkış törenidir. Bu esnada padişahın cömertliğini ve büyüklüğünü sembolize eden ve merkez askerlerine dağıtılan paraya da cülus bahşişi denir. İlk kez Fatih, Karaman Seferi öncesinde dağıtmış sonraları gelenek haline gelmiştir. XVII. yüzyılda yeniçeriler bahşiş almak için padişah değişikliklerinde bile bulunmuşlardır.
Çaşıt: Casus.
Çorbacı: Acemi Ocağı’nda devşirmelere ilk askerlik eğitimini veren subaylardır.
Çelebi: Şehzade. Aynı zamanda Mevlevi önderlerine verilen isimdir.
Çuhadar: İlk dönemlerde padişahın hizmetinde bulunan kişilere verilirken sonraları resmi dairelerde ayak işleri yapan kişilere verilen unvandır.
Çiftbozan: Dirlik sisteminde toprağını bir yıl boş bırakan köylüden alınan yaptırım niteliğindeki vergidir.
Çetnik: Dağılma devrinde Osmanlı Devletine saldıran Bulgar çetelerine verilen ad.
Dahiliye Nezareti: İç İşleri Bakanlığı
Daru’l Aceze: Yoksulların, kimsesizlerin barındırıldığı sosyal tesislerdir.
Darü’l Bedayi: İstanbul Şehir Tiyatrosu’nun ilk şeklidir.
Darü’l Fünun: II. Abdülhamit zamanında İstanbul’da açılan okuldur. Edebiyat, hukuk, matematik ve doğal bilimler okutulmakta olup eğitim süresi üç yıldır. Cumhuriyet döneminde İstanbul Üniversitesi’ne çevrilmiştir.
Darü’l Maarif: XIX. yüzyılda devlet memuru, kaymakam gibi idari yönetici yetiştirmek için açılan okuldur. Günümüzdeki siyasal fakültelerin temelini oluşturur.
Darü’l Muallim in: Öğretmen yetiştirmek amaçlı İstanbul’da açılan okuldur.
Daru’s Saade Ağası: Harem ağasıdır. Genellikle hadım zencilerden seçilirdi.
Daru’ş Şuray-ı Bab-ı A li: Günümüzdeki Danıştay.
Deliler: İslamiyet’i kabul eden Rumelili halktan seçilen birliklerdir. Akıncılara benzer işler yaparlar.
Denge Politikası: Devletlerarası çıkar ilişkisi olup Osmanlı Devletinin dağılma döneminde izlediği Avrupalı devletlerin çıkar çatışmalarından yararlanarak varlığını sürdürme politikası için de kullanılır. (Düşmanımın düşmanı benim dostumdur.)
Derbent vergisi: Ticaretle uğraşanlardan sarp bölgelerde koruma karşılığı alınan vergidir.
Dersaadet (Asitane): İstanbul’a verilen addır.
Devlet-i Ali Osmani: Osmanlı Devletinin resmi adıdır.
Devşirme sistem i: Rumeli’de ele geçirilen yerlerde küçük yaştaki gayrimüslim çocukların alınarak Türk-İslam geleneklerine göre yetiştirildiği asker (yeniçeriler, kapıkulları) ve devlet adamı (Enderun Mektebi’nde eğitildikten sonra) yapıldığı sistemdir. Devşirme kökenlilerin devlet yönetimine getirilmesindeki amaç merkezi otoriteyi sağlamaktır.
Dirlik: Yaptıkları hizmet ve maaş karşılığı gelirleri devlet memurlarına rütbelerine göre bırakılan topraktır. Geliri 20,000 akçeye kadar olanlara tımar, 20,000-100.000 arası olanlara zeamet, 100,000 akçeden fazla olanlara has toprakları bırakılır. Toplanan vergilerin bir kısmı kişinin maaşıdır. Kalan kısmına da cebelü denen atlı asker beslerler. Bu sistemdeki amaç toprağın boş kalmasını önlemektir. Bu sistemle devlet hazineden para çıkmadan memur maaşlarını karşılamakta, masrafsız eyalet askerine sahip olmakta ve tarımı sürekliliği sağlamakta ve bölgede güvenliği sağlamaktadır. Toprağı işleyen toprak üzerinde kiracı konumundadır. Mülkiyet devlete aittir. (yerel güçlerin ortaya çıkmasını önlemek, merkezi otoriteyi sağlamak)
Divan: Orhan Bey zamanında kurulan ve Klasik Osmanlı döneminde işlerliğini koruyan devlet işlerinin görüşüldüğü meclistir. Fatih’e kadar divan başkanı padişahken bu dönemden itibaren sadrazam başkanlık etmiştir. Bu durum padişahın merkezi otoritesini artırmaya yönelik olup divan danışma meclisi konumuna düşmüştür. II. Mahmut zamanında kaldırılmış yerine nazırlıklar (bakanlıklar) kurulmuştur.
Dizdar: Kale kumandanı.
Duyun-u Umumiye (Genel Borçlar İdaresi): XIX. yüzyılda Avrupalı devletlerden alınan borçların ödenememesi sonucunda 1881’de II. Abdülhamit devrinde kurulan teşkilattır. Amacı alacakların tahsilidir, bir nevi haciz niteliği taşımaktadır. Lozan’da dış borçlar çözüme kavuşturulur.
Ekber ve Erşat: I. Ahmet döneminde Fatih’in yasallaştırdığı Kanunname-i Ali Osman (Kardeş Katli) Yasası’nın kaldırılmasıyla uygulanan veraset sistemidir. Hanedanın en yaşlı ve en olgun kişisinin başa geçmesini içerir. İlk kez veraset sistemi belli bir düzene konulmuş, taht kavgaları önlenmiştir.
Enderun: İç saray.
Enderun Mektebi: II. Murat zamanında kurulan Fatih zamanında geliştirilen devşirme devlet adamı yetiştirmek için sarayda açılan okuldur.
Erkan-ı Harbiye Mektebi: Sultan Abdülmecit döneminde ordunun kurmay subay ihtiyacını karşılamak için kurulan okuldur.
Esham (Esame): I. Abdülhamit devrinde başlayan iç borçlanma sistemidir.
Eşkinci: II. Mahmut zamanında Yeniçeri Ocağından ayrılarak kurulan ve batılı metotlarla eğitilen askerlere verilen ad. Sefere katılan eyalet askerlerine de eşkinci denirdi.
Fırka: Parti
Flori: 1252’ye kadar Floransa’da basılan paranın adıyken sonraları Avrupa’da basılan tüm altın paralara verilen ad.
Galata Bankerleri: Osmanlıda bankacılığın olmadığı dönemde XIX. yüzyılın ikinci yarısına kadar bu işi üstlenen Yahudi para tüccarlarıdır.
Galebe Divanı: Kapıkulu askerlerine maaş verilmesi ve yabancı elçilerin kabulü gibi konular için toplanan meclistir.
Genç Osmanlılar: Sultan Abdülaziz devrinde meşrutiyete geçilmesi için çalışan ve bunun için aydınların kurduğu cemiyetin adıdır.
Halepa Fermanı: Osmanlı Devletinin İngiltere ve Rusya gibi devletlerin baskılarıyla Girit’te daha önce yapılan 1868 açılımına ek olarak taahhüt edilen ıslahatlardır. 20 Kasım 1878 tarihinde yayınlanan Osmanlı adına asilerle imzalayan ve olağanüstü yetkilerle komiser statüsüyle Girit’e giden Gazi Ahmet Muhtar Paşa’dır.
Haraç: Gayrimüslimlerden alınan toprak vergisidir.
Harem: Padişahın özel hayatının geçtiği ve ailesinin yaşadığı saray bölümüdür.
Hilal-i Ahmer: Kızılay.
Harameyn-i Şerif: Mekke ve Medine için kullanılan terim.
Haseki Sultan: Cariye iken padişahın gözdesi olan ve ondan çocuk doğuran kadın.
Heyet-i Vükela: Bakanlar Kurulu.
Hidiv: Mısır valilerine verilen addır.
Hilat: Padişahların ödüllendirmek için devlet adamlarına giydirdikleri değerli kumaş veya kürkten yapılmış kaftan.
Hisar: Geniş surlarla çevrilmiş kale.
Humayun: Padişahla ilgili şeyler için kullanılır. Kutlu anlamına gelmektedir.
Humbaracı Ocağı: XVIII. yüzyılda I. Mahmut döneminde Fransa’dan getirilen Kont de Bannovel’in (Humbaracı Ahmet Paşa) kurduğu batı tarzı askeri sınıftır. El bombası, havan topu ve hafif top dökmekle görevlidirler.
Hüdavendigar: I. Murat’ın kullandığı dini nitelikli unvandır.
İdadi: Devlet memuru yetiştirmek amaçlı açılan lise dengi okul.
İlmiye: Din ve eğitimle ilgili sınıftır. Divandaki temsilcileri kazasker, şeyhülislamdır.
İmarethane: Aşevi
İmtiyaz-ı Mahsusa (Ahd-i Atik): Kanuni zamanında Fransa’ya verilen kapitülasyonlardır.
İltizam: Duraklama döneminde ortaya çıkan dirlik siteminin bozulmasıyla vergi toplama işinin ihale yoluyla satılmasıdır. Devletin peşin paraya ihtiyacı ve dirlik sisteminin bozulması sonucu ortaya çıkmıştır. Görevi alan kişiye mültezim denir.
İkindi Divanı: Sadrazamın konağında her gün ikindi vakti toplanan divandır. Günlük işlerin kritiği yapılırdı.
İrad-ı Cedit: III. Selim’in yaptığı yeniliklerin mali giderrlerini karşılamak için yapılan hazine.
İspenç: Gayrimüslim ziraatçilerden alınan şer’i vergidir.
İstihkam Okulu: İstihkam subayı yetiştirerek orduya lojistik destek sağlayan okuldur.
Jöntürkler: II. Abdülhamit’in meclisi kapatmasına tepki gösteren ve anayasanın yeniden yürürlüğe girmesini savunan yurtiçinde ve yurtdışında yaşayan muhaliflere verilen ad.
Kafes sistem i: I. Ahmet döneminde yasal hale getirilen sancağa çıkma sisteminin kaldırılmasıyla uygulanan sistemdir. Sancağa çıkmadan ilk tahta çıkan I. Ahmet’tir. Şehzadeler sancaklara gönderilmeyerek sarayda bir bölümde yetişmektedir. Olumlu yönü şehzade isyanları önlenmiştir. Olumsuz yönü halktan kopuk ve deneyimsiz kişilerin başa geçmesine neden olmuştur.
Kaime: Sultan Abdülmecit tarafından Kırım Savaşı esnasında basılan kağıt paradır.
Kalemiye: Divandaki bürokrat sınıftır. Nişancı, reisülküttap bu sınıfın önemli temsilcileridir.
Kanun-i Esasi: I. Meşrutiyetle birlikte hazırlanan Türk tarihinin ilk yazılı anayasasıdır. Meclisi açma kapatma, veto yetkileri padişaha ait olup hükümetin padişaha karşı sorumluluğu vardı. Bu yetkilere 1909 değişiklikleriyle son verilerek meclisin üstünlüğü sağlanmıştır.
Kanunname-i Ali Osman (Kardeş Katli) Yasası: Fatih’in çıkardığı yasadır. Devlet sadece padişaha aittir. Taht kavgalarını önlemek ve devletin bekasını sağlamak için diğer kardeşlerin öldürülmesini yasallaştırır. (Amaç merkezi otoriteyi sağlamaktır.)
Kapıkulu askerleri: Devşirme sisteminden gelen kişilerden oluşan merkez ordularıdır. Üç ayda bir ulufe denilen maaş ve padişah değişikliklerinde cülus bahşişi alırlar.
Kaptan-ı derya: Donanma komutanıdır. Gerektiğinde divana katılır, daimi üye değildir. İlk kaptan-ı derya, Barbaros Hayrettin Paşadır.
Kapitülasyon: Hristiyan birliğini parçalamak ve Akdeniz ticaretini canlandırmak için yükselme döneminde Avrupalılara tanınan ekonomik ve hukuki ayrıcalıklardır. Gerileme döneminde sürekli hale getirilmesi sonucunda Dağılma döneminde Osmanlı Avrupa’nın açık pazarı haline gelmiştir.
Kavas: Vezirlerin maiyetinde bulunan silahlı muhafızlardır.
Kaza: Osmanlıda ilçelere verilen addır. Yönetiminden kadılar sorumludur.
Kazasker (Kadıasker) : Divanın daimi üyesi olup kadı ve müderrisleri atar. (Günümüzdeki Adalaet ve Milli Eğitim bakanlıkları)
Kethüda: Büyük devlet adamlarının işlerini gören kahyalara verilen ad.
Kubbealtı vezirleri: Sadrazama yardımcı olan vezirler olup günümüzdeki bakanlardır.
Kufî: Eski İslam yazı stillerinden biridir. Irak’ın Kûfe şehrinde icat edildiği için bu ismi almıştır.
Kuleli Olayları: 14 Eylül 1859’da avdınların,öğrencilerin, subayların Abdülmecit’i tahttan indirerek Abdülaziz’i tahta çıkarmak için yapılan darbe girişimidir. İhbar üzerine etkisiz hale getirilir.
Lağımcı ocağı: Kapıkulu piyadelerinden olup kale kuşatmalarında tünel kazma ve surları yıkma işiyle görevli askeri sınıftır.
Lala: Sancağa çıkan şehzadelerin yanında görevlendirilen eğitmen niteliğindeki devlet adamı.
Levent: Deniz askerleri
Liva: XIX. yüzyılda sancaklara (illere) verilen addır.
Maarif Nezareti: Eğitim Bakanlığı
Mabeyn: Sarayın selamlık dairesi için kullanılan terimdir.
Mandater (Manda) Yönetim : I. Dünya Savaşı’ndan sonra bazı az gelişmiş ülkeleri kendi kendine gelecek seviyeye kadar Milletler Cemiyeti adına yönetmek için büyük bir devletlere verilen vekilliktir. Ulusal bağımsızlık anlayışına terstir.
Mangır: Osmanlılarda bakır paralara verilen addır. Moğolca kökenli bir kelimedir. İlk mangır Osman Bey zamanında basılmıştır.
Mecelle: XIX. yüzyılda Ahmet Cevdet Paşa tarafından hazırlanan içerik olarak İslami hukuka dayanan kanundur. Abdülaziz zamanında hazırlanır. II. Abdülhamit’in İstibdat yıllarında uygulanır.
Meclis-i Ayan: 1876’da I. Meşrutiyette kurulan meclistir. Üyeleri padişah tarafından seçilir, ömür boyu görevde kalırdı. (ulusal egemenliğe ters)
Meclis-i Mebusan Meclisi: 1876’da I. Meşrutiyetle birlikte açılan meclistir. Üyelerini dört yılda bir halk seçer. II. Abdülhamit, Kanuni Esasi’deki meclisi kapatma yetkisine dayanarak kapatır. 1978-1908 istibdat yılarında kapalıdır. 1908’de II. Meşrutiyetle yeniden açılan bu meclis, Mondros Mütarekesi sonrasında Vahdettin tarafından kapatılır. Mustafa Kemal’in İstanbul Hükümeti’yle yaptığı Amasya Görüşmeleri sonrasında açılsa da 1920 başlarında aldığı Misak-ı Milli kararlarına tepki olarak İtilaflarca kapatılır. Milletvekillerinin bir kısmı Malta’ya sürgün edilir. Bu durum TBMM’nin açılışını hızlandırır.
Meclisi Valay-ı Ahkam-ı Adliye: Yeni yasa önerilerini hazırlayan danışma meclisidir.
Mekkariler: Yollarda özel ulaşımı ve ticari mal taşımacılığını yaparlar.
Mekteb-i Nefise: Güzel Sanatlar Okulu.
Memleket Sandıkları: İlk kez Rumeli’de kurulan Memleket Sandıkları ihtiyacı olan çiftçiye düşük faizle kredi imkanı sağlamıştır. 1865’te padişah emriyle tüm yurtta kurulmaya başlanmıştır. Ziraat Bankası’nın temelini oluşturur. Yabancı sermayeli bankacılık anlayışından kurtulmak amaçlanmıştır.
Menzil: Posta ve haberleşme işlerini yerine getirirler.
Mekteb-i Ulum-u Edebiye: II. Mahmut’un açtığı edebi bilimlerin öğretildiği okuldur.
Meşrutiyet: Bir hükümdar veya kralın yanında halkın da yönetime katılmasıdır. Yapılan anayasaya iki gücünde uyması gerekmektedir. Yarı demokrasi niteliğindedir.(Padişah+Halk Meclisi+Anayasa)
Mızıkay-ı Hümayun: II. Mahmut zamanında kurulan askeri bandodur.
Miralay: Albay
Miri arazi: Devlete ait topraklardır. (Günümüzdeki hazine toprakları)
Muhassıllar: İltizam sisteminin kaldırılması sonucunda vergi toplanma işini yürüten kişilerdir.
Mukataa arazi: Vergi gelirleri doğrudan hazineye aktarılan dirlik topraklarıdır.
Mücerred: Ekonomik özgürlüğü olan Müslüman bekarlardan alınan vergidir.
Mühimme Defterleri: Divanda alınan kararların yazıldığı tutanaklardır. (Bakanlar Kurulu tutanakları)
Mühendishane: I. Mahmut zamanında Batı tarzında eğitim veren, topçu subayı, istihkam subayı ve mühendis yetiştiren okul.
Mühendishane-i Bahri hüm ayun: III. Mustafa döneminde Çeşme Vak’ası’nda donanmanın yanmasıyla birlikte deniz subayı yetiştirmek için açılan Deniz Mühendishanesi’dir.
Mühendishane-i Berri Humayun: Kara ordusuna subay yetiştirmek için I. Mahmut zamanında açılan Kara Mühendishanesi’dir. III. Selim zamanında geliştirilmiştir.
Mülazım: Bir komutanın yanında bir görevde yardım eden teğmenlere verilen ad.
Mülk arazi: Kişiye ait özel mülkiyettir. Öşriyye (Müslümanlara) haraciyye ( gayrimüslimlere) olmak üzere ikiye ayrılır.
Mültezim: İltizam sisteminde vergi toplama ihalesini peşin olarak devlete ödeyen ve halktan toplayan kişidir. Bazı mültezimler bölgelerinde güçlenince ayan dediğimiz yerel güçler ortaya çıkmıştır.
Müsadere: Ölen devlet adamlarının mallarına devletçe el konulması sistemidir. Kaldırılması ilk kez II. Mahmut döneminde gündeme gelse de Sultan Abdülmecit döneminde Tanzimat Fermanı’yla kaldırılır. Kaldırılmasıyla özel mülkiyet ve miras hakkı gelişir.
Müşirlik: Askeri kökenli valilik.
Nafıa Nezareti (veya Vekaleti): Günümüzdeki Bayındırlık Bakanlığı.
Nakkaş: Osmanlıda minyatür sanatını yapan kişiye verilen addır.
Nakibü’l Eşraf: Hz. Peygamber sülalesinden gelenlerin işlerine bakmakla görevli kişidir.
Narh: bir ürün için fiyat koyma anlamına gelmektedir. Bu yetki devlete aittir.
Nemçe: Osmanlıların Avusturya’ya verdiği ad.
Nezaret-i Celile-i Maliye: II. Mahmut zamanında kurulan Maliye Bakanlığı’dır. Klasik dönemdeki defterdarın görevini üstlenmiştir.
Nişancı: İç ve dış yazışmaları yürüten belgelere tuğra çeken ve tımar defterlerini tutan divan üyesidir. (And. Selçuklularındaki pervaneci)
Nizam-ı Cedit: III. Selim’in Avrupa tarzı yaptığı yeniliklerin genel adıdır. Yenilikler içinde Nizam-ı Cedit Ordusu ön plandadır.
Ocaklık: Gelirleri kale muhafızlarına ve tersane görevlilerine bırakılan dirlik topraklarıdır.
Osmanlıcılık: XIX. yüzyılda Tanzimat Fermanı’yla birlikte ortaya çıkan düşünce akımıdır. Din dil, ırk ayrımı gözetmeksizin (günümüzdeki Amerikalı gibi Osmanlı mantığını oturtmak) herkesin eşit sayılmasıyla azınlıkların devlete bağlanarak dağılmayı önlemek amaçlanmıştır. (millet sistemi) azınlıkların ayrılıkçı faaliyetleri sonucu Balkan savaşları sonrasında işlerliğini yitirmiştir.
Öşür: Müslüman halktan alınan toprak vergisidir. İlk dönemlerde % 10 oranında alınırken daha sonra % 40’a kadar çıkmıştır. Son dönemlerde aşar olarak ta anılmaktadır.
Paşmaklık arazi: Devlete ait topraklardan olup gelirleri padişahın eşlerine ve kız çocuklarına bırakılan topraklardır.
Pençik (Beşliler): Sınırlarda yaşayan her beş haneden biri alınarak oluşan birliklerdir. Sınırda kaleleri korurlar, öncülük yaparlar.
Reaya: Yönetilen halk demektir.
Redif birlikleri: II. Mahmut döneminde eyaletlerde ortaya çıkan asker boşluğunu doldurmak için kurulan yedek birliklerdir. Asıl askerlik görevini yaptıktan sonra 26-32 yaşları arasındaki erkeklere verilen isimdir.
Reisü’l Etıbb’a: Hekimbaşıdır.
Reisü’l Küttap: Klasik Osmanlı döneminde divanda nişancının yardımcısıyken XVIII. yüzyılda bağımsız bir memur haline gelmiştir. Dış ilişkilerden sorumludur. (Günümüzdeki dış işleri bakanıdır.) Avrupa’yla ilşkilerin geliştirilmek istendiğinin kanıtıdır. Kaldırılmasıyla yerine XIX. yüzyılda Hariciye Nazırlığı kurulmuştur.
Rikabdar: Padişahın bindiği atın üzengisini tutan ve yanında yürüyen üzengi ağası da denilen saray görevlisidir.
Riyaziye: Matematik.
Ruzname: Günlük gelir giderlerin ya da olayların kaydı için tutulan defter.
Rüştiye: II. Mahmut zamanında açılan günümüzdeki ortaokul dengi okullardır.
Sadabat: Sultan III. Ahmet’in saltanatı ve Nevşehirli İbrahim Paşa’nın sadrazamlığı zamanında İstanbul Kağıthane’de yapılan Sadabat Kasrı adı verilen bir yapı dolayısıyla bu kasrın bulunduğu bölgeye verilen ad.
Sadrazam (Vezir-i Azam): Günümüzdeki başbakan niteliğinde olup padişahın yardımcısı konumundadır. Padişahtan sonra en yetkili kişidir. Padişah mührü taşımakla birlikte ordunun başında serdar-ı ekrem unvanıyla savaşlara komutanlıkta eder.
Sahn-ı Seman Medreseleri: Fatih zamanında İstanbul’da açılan pozitif ve dini bilimlerin birlikte okutulduğu okuldur.
Sakalar: Ordunun su ihtiyacını karşılarlar.
Sancağa çıkma: Kuruluş ve yükselme dönemlerinde şehzadelerin deneyim kazanması ve halkla kaynaşması amacıyla sancaklara yönetici olarak görevlendirilmesidir. Olumlu yönü şehzadelerin deneyim kazanması, olumsuz yönü bazı şehzadelerin sancakta güçlenerek merkeze isyan etmesidir. (Yavuz’un babasına isyan ederek tahtı ele geçirmesi gibi) I. Ahmet döneminde bu gelenek tamamen kaldırılır.
Sancak Beyi: Sancak denilen illeri yönetmekle görevli günümüzdeki valilerdir.
Salname: Yıllık, bir yıllık olayları gösteren kitap.
Salyaneli eyaletler: Yıllık vergi alınan merkezden uzak eyaletlerdir.
Salyanesiz eyaletler: Yıllık vergi vermeyen toprakları dirliğe ayrılmış eyaletlerdir.
Sefaretname: Elçilik yazıları.
Sefir: Osmanlı elçilerine verilen ad.
Sekban-ı Cedit: II. Mahmut’un Yeniçeriler varken kurduğu Avrupa tarzı ordudur. Yeniçerilerin tepkisi üzerine kapatmak zorunda kalmıştır.
Sened-i İttifak: 1808’de Alemdar Mustafa Paşa’nın isteği üzerine II. Mahmut’un ayanlarla yaptığı sözleşmedir. Ayanların merkeze bağlanması, İstanbul’da bir isyan çıkarsa emir beklemeksizin yardıma gelmeleri kararlaştırılmıştır. Amaç merkezi otoriteyi sağlamaktır. Fakat ayanların varlığı devlet tarafından tanınması ve padişahın bazı haklarına sınırlama getirilmesi otoriteyi sarsıcı niteliktedir. Osmanlı tarihinde ilk kez bir padişahın yetkilerini kısıtlayan belgedir.
Seyfiye: Asker kökenli yönetici sınıftır. Sadrazam, vezirler yeniçeri ağası, kaptan-ı derya bu sınıfa dahildir.
Sıbyan Mektebi: II. Mahmut devrinde açılan günümüz ilkokulları dengindeki çocuk mektepleridir.
Silahtarlar: Kapıkulu süvarilerinden olup padişahın çadırını korurlar.
Garipler: Sağ ve sol olmak üzere ikiye ayrılan kapıkulu piyadelerinin bir sınıfıdır. Padişahın hazinesini ve ordunun ağırlıklarını korumakla görevlidirler.
Softa: Klasik Osmanlı döneminde medrese öğrencilerine verilen addır.
Sultani: Fatih zamanında basılan ilk altın para.
Selatin camileri: Padişahlar, şehzadeler, sultanlar tarafından yaptırılan camilere verilen addır.
Süleymaniye Medreseleri: Kanuni zamanında İstanbul’da açılan okuldur.
Sürat Topçuları Ocağı: Gerileme döneminde I. Mahmut tarafından Fransa’dan getirilen Macar asıllı Baron Tott’un kurduğu Avrupai asker ocağıdır. 1736-39 Osmanlı Rus Savaşları’nın kazanılmasında etkili olmuştur.
Şah: İran’da kurulan devletlerde hükümdarların kullandığı unvan.
Şeyhülislam (Müftü): Divana yükselme döneminde katılmıştır. Alınan kararların dine uygunluğunu bildirir.
Teokratik devlet özelliğini gösterir.
Şehremini (Şehir emini): İstanbul’un belediye işlerinden sorumlu kişidir.
Taht kadısı: İstanbul’da adalet işlerinden sorumlu kişidir.
Takvim-i Vekayi: II. Mahmut zamanında yayınlanan ilk resmi gazetedir. Amaç alınan kararları devlet kademelerine ve halka duyurmaktır.
Tanzimat: Sultan Abdülmecit zamanında 1839’da Gülhane Hatt-ı Hümayunu(Tanzimat Fermanı) adıyla anılan bir fermanla ilan edilen yönetimi iyileştirme tasarısı ve bu iyileştirmenin yapıldığı dönemdir.
Taşra ( Dışarı>Dışra) : Osmanlıda başkent dışındaki topraklara verilen addır.
Tekfur: Bizans valilerine verilen ad.
Tercüman-ı Ahval: 1860’larda yayınlanan ilk özel gazete.
Tezkire: biyografi
Tıbhane-i Am ire ve Cerrahhane-i mamure: II. Mahmut zamanında ordunun doktor ihtiyacını karşılamak için kurulan okuldur.
Top Arabacıları Ocağı: Kapıkulu piyadelerinden olup ağır topların taşınmasında görevli sınıftır.
Topçu Ocağı: Kapıkulu piyadelerinden olup top ve top mermisi imalatıyla görevli askeri sınıftır.
Tuğ: Paşalara verilen at kılından yapılmış sorguçtur. Sorguç sayısı rütbelerini belirler. Sancakbeylerinin bir, beylerbeyinin iki, vezirlerin ve seraskerlerin üç, sadrazamın beş, padişahın yedi veya dokuz tuğu vardır.
Tulumbacılar: Lale Devrinde kurulan itfaiye ocağı.
Turancılık(Panturanizm, Panturkizm): Bütün Türkleri birleştirme ülküsüdür. Enver Paşa’nın etkisiyle İttihat terakkinin I. Dünya savaşındaki genel politikası haline gelmiştir. Kafkas Cephesindeki Sarıkamış faciasından dolayı etkisini yitirmiştir.
Turnacı: İlk dönemlerde padişahın av köpeklerinin eğitimiyle ilgilenen daha sonraları haber gelip götürmekle görevlendiren saray görevlisidir.
Ulah: Osmanlıların Eflak (Güney Romanya) halkına verdiği addır.
Ulufe: Merkezdeki kapıkulu askerlerinin üç ayda bir aldıkları maaş.
Ulufeciler: Sağ ve sol olmak üzere ikiye ayrılan kapıkulu piyadelerinin bir sınıfıdır. Saltanat sancaklarını taşırlar.
Ümera: Komutan
Vakanüvis: Resmi devlet tarihçisi.
Vakıf arazi: Geliri medrese, imarethane, hastane gibi sosyal kurumların ihtiyaçlarının giderilmesi için ayrılan arazilerdir. (sosyal devlet) Alınıp satılamaz, devredilemez.
Vakay-ı Hayriye: II. Mahmut döneminde Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasına verilen ad. “Hayırlı Olay” anlamına gelmektedir.
Vakay-ı Vakvakiye (Çınar Olayı): 1656 yılında IV. Mehmet döneminde isyan eden yeniçerilerin otuza yakın devlet adamını Sultanahmet meydanında çınarda asarak idam etmeleri olayıdır.
Valide sultan: Padişah annelerine verilen ad.
Veliaht: Bir hükümdarın yerine geçecek olan prens, şehzadeye verilen ad.
Vilayet Nizamnamesi: 1864 yılında yayınlanmış ve taşra yönetim birimleri vilayet,liva (sancak), kaza ve köy birimlerine ayrılmıştır.
Voyvoda: Romanya’daki Boğdan, Erdel bölgelerinin yerel beylerine verilen ad.
Yeniçeri Ağası: Divanın daimi üyesi olmayıp orduyla ilgili durumlarda divana bilgi veren merkez orduları komutanıdır.
Yurtluk: Gelirleri sınır boylarında görev yapan kişilere bırakılan dirlik topraklarıdır.
Yaya ve müsellem ler: Orhan Bey zamanında kurulan ilk düzenli ordudur. Sonraki dönemlerde ordunun geçiş güzergahında yol ve köprü yapımında görevli sınıftır.
Yeniçeri: I. Murat zamanında kurulan devşirmelerden oluşan kapıkulu piyadelerinden olan birliktir.
Zaptiye: Güvenlik işleriyle uğraşan kuruluş (polis).
Zımmi: gayrimüslimlere verilen ad.

Yorum Alanı

1 yorum