Tarih Ders Anlatımları

XVII. Yüzyıl Islahatlarının Genel Özellikleri

17 yüzyıl Islahatları

XVI. yüzyılın sonlarından itibaren Osmanlı kurumlarında bozulmalar başladı. Bu bozulmalar devletin duraklamasına ve imparatorluğun eski ihtişamlı döneminden uzaklaşmasına yol açtı. Osmanlı devlet adamları imparatorluğu eski güçlü dönemlerine döndürmek ve duraklamadan kurtarmak amacıyla kurumlarda bazı yeni düzenlemeler yaptılar. Osmanlı tarihinde ilk ıslahatlar XVII . yüzyılda başlamıştır.

II. (Genç) Osman Dönemi (1618 – 1622)
Osmanlı Devleti’nde ilk kez köklü ıslahat yapma düşüncesine sahip olan padişah II . Osman‘dır. Genç padişah, devletin içinde bulunduğu durumun adam kayırma, rüşvet ve kötü yönetimden kaynaklandığını düşünüyordu. Bu duruma son vermek için öncelikle padişahın yetki ve otoritesini artırmayı amaçlamıştır.

II. Osman’ın ıslahatları şunlardır:
– Saray dışından evlilik yapmıştır. Bu uygulama ile saray kadınlarının yönetim üzerindeki etkisinin azaltılmasını amaçlamıştır.

– Şeyhülislamın fetva vermek dışındaki yetkilerini elinden almış, böylece ilmiye sınıfının devlet işlerine karışmasını engellemiştir.
– II. Osman, Lehistan seferinde yeniçerilerin isteksizliğini görmüş, bu yüzden Yeniçeri Ocağı’nı kaldırarak Anadolu ve Suriye’den topladığı askerlerle yeni bir ordu kurmayı planlamıştır. Ancak
düşüncelerini zamansız açığa vurduğundan ve kendisine yardımcı olacak devlet adamı bulunmadığından ıslahat planlarını gerçekleştiremedi. II. Osman bu girişimi sonucunda yeniçeriler
tarafından öldürülmüştür. Bu olayda Osmanlı tarihinde ilk defa bir padişah askerler tarafından öldürülmüştür. Bu gelişme yeniçerilerin yönetim üzerinde etkisini artırmıştır.

IV. Murat Dönemi (1623 – 1640)
IV. Murat’ın padişahlığının ilk dönemlerinde devlet işleri valide sultan, saray ağaları ve yeniçeri ağaları tarafından yürütülmüştür. IV. Murat, yönetimi ele aldıktan sonra devletin içinde bulunduğu durumun nedenleri ve kötü gidişin durdurulması için alınması gereken önlemler ile ilgili devlet adamlarına raporlar hazırlatmıştır. Bunların içinde Katip Çelebi ve Koçi Bey‘in hazırladıkları raporlar önemlidir.

Koçi Bey raporunda devletin duraklama nedenlerini ortaya koymuş ve çözüm önerileri getirmiştir. IV. Murat bu raporları dikkate alarak ıslahatlara başlamıştır. IV. Murat’ın bu tutumu, ülke sorunlarının kaynağına inmeye ve köklü çözümler üretmeye çalıştığının göstergesidir.

IV. Murat dönemi ıslahatları şunlardır:
Yeniçeri ve sipahi zorbaları ortadan kaldırıldı. Bu durum İstanbul’da asayiş ve güvenliğin kurulmasını sağlamıştır.
– İsyanlara teşvik edici konuşmaların yapıldığı kahvehanelerde içki ve tütün yasağı ile birlikte gece sokağa çıkma yasağı getirmiştir.
– IV. Murat döneminde İstanbul’da büyük yangınların çıkması tütün kullanımının yasaklanmasında etkili olmuştur.
– İran üzerine düzenlenen seferler sırasında Celaliler ortadan kaldırılmıştır. Böylece Anadolu’da güvenlik sağlanmıştır.
– Askeri ve mali alanlarda düzenlemeler yapılmıştır.

Tarhuncu Ahmet Paşa Dönemi (l 652 – 1653)
Tarhuncu Ahmet Paşa, devletin en önemli sorununun gelir gider dengesizliği nedeniyle yaşanan mali sorunlar olduğunu düşünüyordu. Bu nedenle maliye alanındaki ıslahatlara öncelik vermiştir.
Tarhuncu Ahmet Paşa öncelikle devletin geriye doğru on yıllık harcamalarıyla ilgili bir araştırma yapmıştır. Bu araştırma sonunda devletin yıllık gelirleri ile giderinin ne kadar olduğunu yaklaşık olarak hesaplamıştır. Böylece devlet gelirleri ile giderleri arasında denge kurarak denk bütçe yapmayı planlamıştır.

Tarhuncu Ahmet Paşa;
– İlk kez modern anlamda bütçe hazırlamış, gelirlerin 24 milyon, giderlerin 25,5 milyon altın olduğunu tesbit etmiştir.
– Bütçe açığının saray masraflarının çokluğundan ve lüzumsuz hediye ve bahşişlerden kaynaklandığını görünce, bunları azaltmaya çalışmıştır.
– Hazineye borcu olan kişilerden alacakları tahsil etmiştir.
– Bazı bölgelerin .gelirinin iltizama verilmesini, dirlik sahiplerinin gelirlerinin bir kısmının da hazineye aktarılmasını sağlamıştır.
– Divan üyeleri ve diğer yöneticilerden hazineye para aktarmıştır.
– Rüşvet alınmasını engellemeye çalışmıştır.
Tarhuncu Ahmet Paşa’nın bütçeyi denkleştirmek için yaptığı çalışmalar, birçok kişinin çıkarlarını olumsuz yönde etkilemiştir. Bu kişiler Tarhuncu’nun Şehzade Süleyman’ı hükümdar yapmak istediği dedikodusunu çıkarmışlardır. Bu dedikodular sonucunda, Tarhuncu Ahmet Paşa görevinden alınarak idam edilmiştir (1653).

Köprülüler Devri (1656 – 1691)
Osmanlı Devleti’nde 1656 – 1691 yılları arasında Köprülü ailesinden devlet adamları sadrazamlık yapmışlardır. Bu aileden sadrazamların olayların akışında önemli rol oynamaları nedeniyle bu süreç Köprülüler Devri olarak anılmıştır.
Tarhuncu Ahmet Paşa’dan sonra iş başına gelen devlet adamları pek başarılı olamayarak devlet düzeninin ve maliyenin iyice bozulmasına yol açtılar. Bunun üzerine Valide Turhan Sultan işleri düzene koyacak bir sadrazam aramaya başladı. Bazı devlet adamlarının yaşlı devlet adamı Köprülü Mehmet Paşa’yı tavsiye etmeleri üzerine Valide Turhan Sultan, Köprülü’yü saraya çağırarak sadrazamlık teklif etti.
Köprülü uygun bir çalışma ortamı oluşturmak ve rahat bir çalışma imkanı bulabilmek amacıyla saraya bazı şartlar sundu . Köprülü Mehmet Paşa bu yolla makamını garantiye almayı ve serbestçe hareket edebileceği bir ortam oluşturmayı amaçlamıştır.
Köprülü Mehmet Paşa,
– Memleketin iç durumunu ele almış; dini yönden fikir ayrılığına düşen İstanbul ulemasını değişik yerlere göndererek bu kargaşaya son vermiştir.
– Ordu ve donanmayı ele almış; Çanakkale Boğazı’nı ablukaya alan Venedik donanmasını buradan uzaklaştırıp, Venedik tarafından işgal edilen Limni, Bozcaada ve Gökçeada’yı geri alarak
Akdeniz yolunu açarak Girit Adası’na yardım göndermiştir.
– Erdel Beyi Rakoçi ve Halep valisi Abaza Hasan Paşa’nın isyanlarını bastırarak asayişi sağlamıştır.
– Maliyede düzenlemeler yapmıştır.
– Köprülü Fazıl Ahmet Paşa’da askeri ve ekonomik alanda düzenlemeler yapmıştır. Bu düzenlemeler Osmanlı Devleti’nin siyasal ve askeri zaferler (Girit’in fethi, Vasvar Antlaşması’nın imzalanması gibi) kazanmasına katkıda bulunmuştur.

XVII. Yüzyıl lslahatlarının Genel Özellikleri

– Devlet kurumları ile toplumdaki bozulmaların kanunlara bağlı kalınarak düzeltilebileceğine inanılmıştır.
– Bu dönem ıslahatları gelişme imkanı bulamamış, çoğunlukla düşünce aşamasında kalmıştır.
– Sorunların nedenlerine inilemediğinden duraklamaya çözüm getirilememiştir.
– Kuvvet ve şiddet yoluyla ülkede asayişin sağlanması yoluna gidilmiştir.
– Osmanlı devlet adamları devletin Avrupa’nın gerisinde kaldığını kabul etmediklerinden dolayı ıslahatları yaparken Avrupa’daki gelişmelerden faydalanmamışlardır.
– lslahatlar şahıslara bağlı kalmıştır.

Yorum Alanı